İngilizce PDF Okurken Cümlelerin Altını Çizme Alışkanlığının Önemi
Biri sana “İngilizce PDF okuyorum” dediğinde aklına ne gelir? Oturmuş, ekrana bakıyor, gözleri metnin üzerinde kayıyor. Arada bir sayfa aşağı iniyor. Belki bir kahve alıyor. Ama ne yapmıyor? Altını çizmiyor. İşaretlemiyor. Not almıyor. Sadece okuyor.
İşte bu yüzden ertesi gün hiçbir şey hatırlamıyor.
Altını çizme alışkanlığı öyle basit bir şey ki kimse ciddiye almıyor. Oysa okuma eylemini okumaktan çıkarıp öğrenmeye dönüştüren tek şey bu. Basılı kitapta kalemle yapıyordun, PDF’te fareyle yapıyorsun. Değişen hiçbir şey yok. Ama çoğu kişi PDF okuyucusunun vurgulama aracını açıp kullanmıyor. Çünkü tembellik. Çünkü “sonra bakarım” diyor. O sonra asla gelmiyor.
Altını Çizmeyenin Metinle İmtihanı
Düşün. Elinde otuz sayfalık bir İngilizce makale var. Okuyorsun. Bitiriyorsun. Kapatıyorsun. Bir hafta sonra açıp baktığında ne buluyorsun? Hiçbir şey. Gözlerin metnin üzerinde geziyor ama hiçbir tanıdık yer yok. Sanki ilk kez görüyorsun.
Oysa altını çizmiş olsan. Sarıyla ana fikirleri. Maviyle bilmediğin kelimeleri. Kırmızıyla önemli tarihleri veya isimleri. Açtığında gözün direkt işaretli yerlere gider. Üç dakikada metnin tamamını hatırlarsın. Ama işaretlemediysen otuz sayfayı baştan sona tekrar okumak zorundasın.
İngilizce PDF’ten çalışanların en büyük hatası bu. Zamanlarının büyük kısmını okuyarak geçiriyorlar, işaretleyerek değil. Oysa okumak sadece göz işidir. İşaretlemek ise beyin işidir. İkincisi olmadan birincisi boşa gider.
Ne Zaman, Neyin Altını Çizeceksin?
Bu işin püf noktası rastgele işaretlemek değil. Bazıları “her şey önemli” diyerek metnin yarısını boyuyor. Sonra ne oluyor? Hiçbir şey. Çünkü her yer işaretliyse hiçbir yer işaretli değildir.
Peki neyin altı çizilecek?
Bir kere ana fikir cümleleri. Her paragrafın bir can alıcı cümlesi vardır. Onu bulacaksın. Genelde paragrafın başında veya sonunda durur. O cümleyi işaretle. Gerisi detaydır.
Bilmediğin kalıplar. Bir cümle gördün, yapısı tuhaf geldi. “Bu nasıl kurulmuş” dedin. İşte onun altını çizeceksin. Sonra dönüp bakacaksın. Çözümleyeceksin. Aynı kalıbı başka metinlerde gördükçe pekişecek.
Yazarın vurgu yaptığı kelimeler. “Importantly”, “significantly”, “in fact” gibi ifadelerle giriş yapılan cümleler hep işaretlenmeye değerdir. Yazar senin bunları fark etmeni istiyor zaten.
Bağlaçlarla başlayan cümleler. “However”, “therefore”, “consequently”, “in contrast”. Bunlar metnin iskeletidir. Nereden nereye gidildiğini gösterir. Altlarını çizmek metnin yapısını anlamayı kolaylaştırır.
Örnekler. Yazar bir örnek veriyorsa, onu işaretle. Çünkü soyut anlatımlardan sıkılırsın ama örnekler akılda kalır. Bir dahaki sefere o örneği hatırlarsın, arkasından konuyu da hatırlarsın.
PDF’te Altını Çizmenin Dijital Oyunları
PDF okuyucuların sunduğu araçlar kağıt kalemden çok daha gelişmiş. Ama kimse kullanmıyor. Çünkü öğrenmemiş. Veya denememiş.
Mesela Adobe Acrobat’ta altı çizili bütün yerleri toplu olarak listeleyen bir özellik var. Açıyorsun, “comment” bölümüne tıklıyorsun, işaretlediğin tüm cümleler karşına geliyor. Metnin tamamını tekrar okumadan bütün önemli noktaları önüne seriyor. Kağıt kitapta bu yok.
Bir de renkli vurgulama var. Kırmızı, sarı, yeşil, mavi. Her renge bir anlam veriyorsun. Kırmızı bilmediğin kelimeler, sarı ana fikir, yeşil örnekler, mavi tarih/rakam/özel isim. Sonra tekrar yapacağın zaman sadece kırmızılara bakıyorsun. Kelime çalışıyorsun. Sadece sarılara bakıyorsun, metni özetliyorsun. Bu sistemle çalışmak inanılmaz verimli.
Ama insanlar “uğraşamam” diyor. Oysa fareyle iki tıklama. Dijital dünyanın nimeti bu. Kullanmamak aptallık.
Altını Çizme Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?
Alışkanlık dediğin şey zor iştir. İlk başta yapay gelir. Unutursun. Sonra hatırlarsın. Tekrar unutursun. Ama ısrar edersen oturur.
Bunun için kendine kural koy. Her okuma seansının ilk on dakikası sadece işaretleme yap. Okumayı bırak. Sadece göz gezdir, önemli gördüğün yerleri işaretle. Sonra okumaya başla. O işaretler okurken sana rehberlik etsin.
Bir başka taktik: Her paragraf bitiminde dur. O paragrafta okuduklarını tek cümleyle özetle. Sonra o cümlenin altını çiz. Bu hem anlamanı derinleştirir hem de işaretleme alışkanlığını pekiştirir.
PDF’te çalışıyorsan, klavye kısayollarını öğren. Adobe’de Ctrl+Y vurgulama aracını açar. Foxit’te farklı kısayollar var. Öğren. Fareyle uğraşma. Kısayollar işi hızlandırır ve alışkanlığı kolaylaştırır.
Bir de şu var: İşaretlediğin yerleri haftalık gözden geçir. Pazar günleri on dakikanı ayır, bütün işaretli cümleleri tara. Bak bakalım hala anlamlı mı? Hala önemli mi? Değilse işaretini kaldır. Bu geri bildirim alışkanlığı oturtur.
İşaretlemeden Önce Kendine Sor
Altını çizmek için bir cümle seçtiğinde kendine üç soru sor.
Bu cümle metnin neresinde duruyor? Başta mı, sonda mı, ortada mı? Baştaki cümleler genelde giriş, sondakiler sonuç, ortadakiler detaydır. Bu bilgi cümlenin ağırlığını anlamana yardımcı olur.
Bu cümle olmasa metnin anlamı değişir mi? Değişmiyorsa işaretleme. Değişiyorsa mutlaka işaretle. Bu soru gereksiz işaretlemeyi önler.
Bu cümleyi üç ay sonra görsem hatırlamak ister miyim? Evetse işaretle. Hayırsa geç. Çünkü altını çizmek, gelecekte o bilgiye ihtiyacın olacağını varsaymaktır. Gelecekte işine yaramayacak bir cümlenin altını çizmek zaman kaybıdır.
Kapanış Yerine
Altını çizmek okumanın bir parçasıdır, sonradan gelen bir ek değil. Okurken işaretlemezsen, okumamışsın gibidir. PDF bu iş için biçilmiş kaftan. Geri dönüp işaretleri silip tekrar yapabilirsin. Renkler ekleyebilirsin. Notlar yapıştırabilirsin. Kağıt kitapta yapamayacağın onca şey.
Ama oturup yapmadıktan sonra ne anlamı var? Okuyucunun vurgulama aracı duruyor. Kullanmıyorsun. Sonra “PDF’ten İngilizce öğrenilmiyor” diyorsun. Öğreniliyor da sen yanlış yapıyorsun.
Bugünden başla. Aç bir PDF. Bul sarı rengi. İlk paragrafı işaretle. Bir bak bakalım ne değişiyor.
